9 Ocak 2017 Sayı 116
Fatih Zamanında Akçe Ne İdi?

 

 

 

NOT: Türk Tarih Encümeni mecmuasında yayınlanan “Fatih Zamanında Akçe Ne idi?” başlıklı yazının metnidir. 1919 -1921 tarihlerinde İstanbul’da yayınlanan bu metin  Dr. Bünyamin Demir tarafından günümüz Türkçesine uyarlanmıştır.

FATİH ZAMANINDA AKÇE NE İDİ

Fatihin akçeleri 848 ve 855 senelerinde  kırat vezninde, 860 senesi   kırat, 875 senesi 4 kırat, 886 senesi  kırattır. Hepsi doksan ayarındadır.

Galip Bey merhum her defaki tenzilatı hesapla  adedi bir dirhem ve beheri (4) kırat (3) habbe olduğunu ve şimdiki mecidiye kuruşu kadim akçe-i Osmanlılar misillü (6) kırat sıkletinde olduğuna nazaran Fatih akçelerinin vasatı olarak (33) para edeceği takvim-i meskükat-ı Osmaniyesinde “akçelere mahsus gümüş meskukat-ı Osmaniye-i tarife” sinde göstermiştir. Merhum Bey’in hesabı doğrudur. Şimdi burada Fatih meşarunileyh zamanındaki bir akçenin kıymeti teadvüliyesiyle bugünkü kuruşa nispet etmek üzere bir hesap yapmak istiyorum.

Kadimen gümüşün nedretine mebni kıymeti de ziyade idi. Çünkü İstanbul fetih olunduğu zaman Amerika kıtası henüz keşif edilmemişti. Fatih (883) senesi ilk defa olarak Osmanlı altını darb ettirmiştir. Bu tarihe kadar Osmanlı devletinin altın sikkesi yok idi. Bu ilk altının 100 adedi (110) dirhem sıkletinde yani beher altın (1) dirhem ve (1) kırat ve (2) habbe vezninde olup () ayarında olan Venedik Dükası esas ittihaz kılınmıştır.

Dirhem

Kırat

Habbe

 

1

1

2

İlk Osmanlı altını

1

2

0

Elyevm mütedavil ellilik yani yarım liralığın vezni

 

İlk Osmanlı altını bugün ki yarım liralıktan (2) habbe noksandır. Fakat floriler iş’ar edildiği üzere  ayarında olup mütedavil yarım liralıklar ise (22) ayarında olduklarından aralarında  ayar farkı vardır. Bu fark iki habbe noksanına muadil tutar isek bu halde Fatih meşarunileyhin ilk darp ettiği altın Venedik Dükası yahut flori tesmiye olunan altınla müsavi olurlar.

Sırp kralının Fatih hazretlerine vergi-yi seneviyes-i ecnebi müverrihlerine nazaran (30.000) düka Osmanlı müverrihlerine göre (300.000) akçe olmakla 872 tarihinde altınların on akçe rayici olduğunu Hammer yazıyor[1].

 Ve keza çelebi sultan Muhammed han tarafından biraderi Mustafa çelebinin muhafazası için İmparator Manuele verilen meblağın miktarı Osmanlı tarihlerine nazaran (30.000) düka ve Rum müverrihlerince (300.000) akçe olarak gösterilmesiyle, o devirde yani (823) tarihlerinde dahi bir düka’nın on akçe ettiği yine Hammer tarihinde gösteriyor[2].

 

 

Vakıa (823) tarihinde çelebi sultan Muhammed han akçeleri             kırat sıkletin de idiyseler de yine (10) akçenin bir floriye geçmekte olduğu Hammer’in gösterdiği hesaptan anlaşılıyor. Bu halde Fatih zamanındaki flori altınına zamanımızda muadil yarım Osmanlı lirasıdır, on akçeye rayic olduğu ve on akçe elli kuruşa olunca beher akçe bu günkü altın sikkesiyle beş kuruşa geçtiği farz olunmak lazım gelirse de Fatih zamanında her on senede bir defa akçelerin vezni tenzil edildiğine nazaran her halde Fatih meşarunileyhin akçeleriyle altın farkının tezayüt eylemesi icab-ı haldendir. Fakat buna dair hiçbir tarihte malumata rastlanmadığından baladaki Hammer’in hesabının mevsukiyetine katiyen hüküm olunmaz.

Solak zade tarihinde[3]Sultan Selim hanın pederi tahtına kuudunu müteakip “kapı halkına Kanun-i Osmani kaidesince in’am-ı amm edip terakkiler inayet eylediler ve yeniçeri ocağına nazar-ı iltifatları olmakla cümleden evvel çünkü o tarihte altın altmış akçeye ve kuruş kırk akçeye[4]ve arslanlı otuz beş akçeye geçer idi. Bu minval üzere üçer bin akçe hesabı üzere cümle neferata ellişer altın bahşiş verip ila hezelan o kanun icra olunmaktadır.” deniyor. Ve bu rivayeti de ecnebi müverrihler tasdik ediyorlar. Sultan Bayezıd hanın evahir-i saltanatlarıyla sultan Selim hanı evvelin ahidlerinde akçeler üç buçuk kırat vezninde olduklarından (altmış akçe) 210 kırat ve bu miktar da (13) dirhem olur. Mademki altmış akçe bir altın kıymetinde imiş, bu miktar akçenin vezni olan on üç dirhem gümüşün de bir altının muadili olması lazım gelir.

Meskükatı İslamiye müverrihi Galip Bey merhumda “takvim-i meskukat-ı Osmaniye” sinde[5]“meşarunileyh sultan Selim han-ı evvel akçelerinin en ağırı üç buçuk kırat vezninde olup bu surette bir dirhem gümüş dört buçuk akçe ve bir altın on üç dirhem gümüş kıymetinde olduğu zahir olur.” diyor[6].

On üç dirhem gümüşün bir altın kıymetinde olması esasını Fatih akçelerine tatbik etmezden önce sultan Bayezıd hanı sani ile oğlu sultan Selim han akçelerini bilmek faydalıdır.

Fatih sultan zamanında (855) (865) (875) (886) senelerinde dört defa darp edilen akçeler yekdiğerinden tenzilatlı yani (855) senesi akçeleri beş kırat üç habbeye etmiştir. Sultan Bayezıd han da Fatih’in o akçeleri vezninde akçeler darp ettirmiş ise de gümüşün ayarını % 90’dan 85’ indirtmiştir. Evahir-i ahidlerinde de akçelerden bir habbe daha tenzilat icra ettirerek akçeleri üç kırat iki habbeye tenzil etmiştir ki, oğlu sultan Selim han da bu vezinde akçeler kat’ ve darp ettirtmişlerdir.

Fatih sultan Muhammed hanın dört muhtelif akçeleri vezninin miktar vasatisi dört kırat üç habbe olduğundan üç buçuk akçe bir dirhem gümüştür. Bu hesapça (kırk beş buçuk) akçe on üç dirhem olur ki bir Fatih altınına mukabil ve mezkur altın da yarım Osmanlı lirasına muadildir. Ellilik Mecidiye altını beheri (6) kırat vezninde olan gümüş bir kuruşlarıyala elli kuruşa rayiç olduğu halde, Fatih Sultan Mehmed’in vezni vasıti de olan akçelerinin kırk beş buçuğu ona mukabil gelmektedir. Zannolunur ki bu hal gümüşün eskiden daha kıymetli olması ve bir de Fatih akçelerinin ayarı % 90 iken mecidiye gümüşlerinin ayarı binde (830) bulunmasıdır.

 

 

 



[1] Hammer C. III, s. 270.

[2] Hammer C II, s. 197-375.

[3] Solakzade Tarihi, s. 346

[4] Mezkur kitap, sahife 82