27 Şubat 2018 Sayı 117 Sayı 117
12. Asırda İstanbul'da Gümrük ve Ticaret

 

NOT: Dârülfünûn Edebiyat Fakültesi Mecmuasında Ahmed Refik tarafından 1924 yılında“12. Asırda İstanbul'da Gümrük ve Ticaret” başlıklı bir makale yayınlanmıştır. Yabancı tüccarların İstanbul gümrüğünde vergi oranlarında yaşadıkları sorunları ve buna yapılan müdahale ile başlayan bu metin daha sonra bazı kalemlerden alınan gümrük vergi oranlarını de detaylı izah etmektedir. Yazının uzun ve teferruatlı olması hasebiyle tarafımızdan bölümlendirilerek yayınlanacaktır. Bu hafta 1. Kısmı yayınlanan bu metin  Dr. Bünyamin Demir tarafından günümüz Türkçesine uyarlanmıştır. Metinde parantez içerisinde kırmızı renkli olarak verilen açıklamalar metnin orijinalinde olmayıp tarafımızdan sonradan eklenmiştir.

 

12. ASIRDA İSTANBULDA GÜMRÜK VE TİCARET

- I -

                On ikinci asırda, İstanbul’un gümrük işleri de, devletin siyasi ve içtimai vaziyeti gibi, müşevveşti (karmakarışık). Gümrük de kaçakçılık mebzul (bol)olmakla beraber, gümrük memurlarının da irtişa’ (rüşvetçilik) ve mezalimi haddini aşmıştı. İstanbul’a en çok emtia, İngiltere, Fransa ve Venedik’ten gelirdi. Avrupa da ve bilhassa İngiltere’den gelen tacirler çuka, kumaş vesaire  “kantara gelen eşya” için (rüsüm-i mastariye) verirlerdi. Bu rüsüm “tahriri atik” mucebince alınırdı. Nihayet tacirler tahrir-i atik mucebince rüsüm-i mastariye veremeyeceklerini anlattılar. “Tahrir-i cedide” mucebince rüsüm vermek için ferman almaya muvaffak oldular. Hal bu merkezde iken, gümrükçüler ekseriya tacirleri sıkıştırırlar: “Tahrir-i atik mucebince elimizde fermanımız vardır.” diye tacirlerden fazla para koparmaya çalışırlardı. Divan buna derhal mani oldu. İstanbul kaymakamıyla İstanbul ve Galata kadılarına atideki hüküm yazıldı:

“İstanbul kaymakamına ve İstanbul ve galata kadılarına hüküm ki  

İftiharulhavas ve-lmukarrebîn mutemedulmuluk ve’s-Selatin bilfiil dari saadetim ağası olan Nezir ağa dam-ı uluvvi dergahı mealime arz gönderip iftihar-ı umerai izam el-İseviyye muhtar-ı kibriya elfehham filmilletilmesihiye maslah-ı mesalih cemahir taife-i nasraniye İngiltere kralı hatmet-i avakibe bilhayr verreşat devleti aliyeme ile kadimuleyyamdan beru ahd ve misak ve sulh ve vifak üzere olup dostlukta sabit kadim ve Rasih dem olmakla memalik-i mahruseme gelip giden bezirganları ahitname-i hümayun mucibince asude halli ticaret edip her vecihle himayet ve sıyanet oluna gelmekle Galata’ya getirdikleri ve alıp götürdükleri çuka ve kumaş ve kantara gelen eşya vesaire emtianın rüsüm-i mastariyelerin tahrir-i atik defteri mucebince vermeye iktidarları olmamakla sabıka kazasker olan merhum İbrahim efendi mukaddemen muharrer tayin ve tahrir ve Haremeyn-i Şerifeyn muhasebesi defterlerine kayıt ve bu ana gelince rüsüm-i mastariyelerin tahrir-i cedit defteri mucebince eda ederlerken sairlerden rüsüm-i mastariye  tahrir-i atik defteri mucebince alınması ferman olunmakla taife-i merkumeden dahi mastariyeciler tahrir-i atik defteri mucibince olmağa yedimizde fermanımız vardır, diye mutalebe ile rencide vermeyide etmeleriyle müstemen tayfasının getirdikleri ve alıp götürdükleri emtiadan rüsüm-i mastariye  alınan gelen eşyanın rüsüm-i mastariyelerin ellerinde olan tahriri cedit defteri mucibince eda eylediklerinden sonra tahriri atik defteri mucibince alınır, diye mastariyecilere rencide vermeyi de ettirilmeyip sıyanet ve himaye olunmak babında hükmü hümayunum rica etmeğin Harameyni Şerifeyn muhasebesinde yedlerine verilen mühürlü ve nişanlı tahrir cedit defterlerine nazar olundukta Galata ve tevabiinde Müslümandan gayri bezirgan bey’ ve şira eyledikleri ala ve evsat ve edna iskirlat vesaye ve Londrayine ve Londra her ne nevi çuka olur ise olsun beher pistav[1] çuka elli zira’ olmak üzere yedlerinde olan tahriri cedit defterine tafsil olunan şurut ve kuyut üzere her pistavundan yirmi akçe rüsüm-i mastar-iye  alınır.



[1] tüp