9 Ocak 2017 Sayı 116
Seydişehrî; Hukuk-i Düveli Umumiye Aleyhindeki İtirâzatın Tedkîki

 

 

Not; Bu metin Mahmud Es'ad Seydişehrî'nin  Hukuk-i Düvel - MEDHAL (Devletler Hukukuna Giriş) adlı eserinin Birinci Mebhasıdır. Ahmet Kırtekin tarafından transkript edilmiştir. 

Hukuk-i Düvel MEDHAL

Dersaadet Matbaa-i Osmaniye 1324-1326

 

Hukuk-i Düveli Umumiye Aleyhindeki İtirâzatın Tedkîki 

26. Bu baptaki itirazatın hülasası: Bazı müellifler hukuku düvel-i umumiyenin vücudunu inkar etmişlerdi. Makam-ı itirazda diyorlar ki: hukukun vücudu onu ihdas edecek muntazım bir hükümet aleyhine vücudiyetine tevfik eder; böyle bir hükümet de üç kuvvetin mevcudiyetini istilzam eyler: birincisi kavaidi hukukiyeyi taknin ile mükellef vaz’ı kanun, ikincisi işbu kavaidi muhtelif ahval-i hususiyeye tatbik ile mükellef hakim, üçüncüsü la-hak olan hükümleri icra ile mükellef zabıtadır. Halbuki cümlesi müstakil ve müsavat üzere hakim olan devletler beyninde bu yolda veya buna müşabih bir uzviyet mevcut değildir; ne düstur, ne mahkeme, ne de kuvvei umumiye vardır.

Devletler beyninde kavaid vaz’ etmek ve hukukun hududunu ve vezaifin vüsatini tayin eylemek selahiyetini haiz bir vazi’, bir hükümet-i müştereke ve aleyh mefkuddur. Gerçi beyneddüvel adat tesis edebiliyor, muahedat akdedebiliyor, az çok muntazam münasebat husule gelebiliyor; lakin bu adat, bu muahedat, bu münasebat usul-i hukuk denilen şeyi teşkil edemez.

Muharebeden başka bir vasıtai tazyike de mevcut değildir. Şayet bir devlet kuvvet ve iktidarını istimal ile diğer bir devletin hukukunu ihlal eder veya bir muahedei sarihe mucibince uhdesinde tertip eden kaidei hukukiye riayet eylemezse mütezarrır olan devletin hasmını tazmini zarure yahut taahhüdünü ifaya icbar için harbe müracaattan başka bir çaresi yoktur. Muharebe ise mezr ve “elharbu sical” kaidesince talia menuttur. Umuru düveliyede hak kuvveti ziyade olan tarafın keyfinden ve arzusundan ibarettir. Bir devletin hakkı, istimal edebileceği kuvvet nispetindedir. En kuvvetli ve en muktedir devletlerin itirazı siyasiyelerini iltizam ve müdafaa maksadıyla kendi taraflarından tasavvur edilen kavaidi hukukiye isnat ettikleri ve iddiaların tervihi için zayıf hükümetlere işbu kavaidi cebren kabul ettirdikleri görülmemiş değildir ve bir daha görülemeyecek midir? (Pasgu Elfoyor).

Cevabımız: deriz ki: gerçi beyneddüvel bir vaz’ı kanun, bir mahkeme, bir kuvvei umumiye mevcut olmadığı gibi zamanımızda kavaid-i düveliyenin meriyetini tayin edecek vesait adliyede mevcut değildir. Ve bu hal hukuk-u düvelin ehemmiyetini fiiliyesini tenkıs eder. Bununla beraber dermeyan edilen itirazat ehl-i hukuku iskat edecek derecede olmayıp onlara ber-vech-i zir bilsuhule cevap i’da edilebiliyor.