9 Ocak 2017 Sayı 116
Hamdizade; Dr. Spitzer'in Hatıratı "Sultan Abdülmecit Sarayında"

 

Sultan Abdülmecid Han'ın Sarayında (Dr. Spitzer'in Hâtırâtı) / Abdülkadir Hamdizade.-- İstanbul, 1331 [1915].

Türk Tarih Encümeni Mecmuası [TTEM]_[Tarih-i Osmani Encümeni Mecmuası] [TOEM]

cilt: VI, sayı: 34, sayfa: 599-622

 

1 ağustos 1845

Dün saraya gittiğim zaman, zatı şahanelerinin huzuruna bırakılıncaya kadar tamam altı saat bekledim. Nihayet huzura bırakıldım. Sultanın ilk sözleri şu oldu:

Demek benim mühim bir mücadele de bulunduğumu biliyorsun?

Evet, hem de zatı şahaneleri muzaffer olmuşsunuz dedim.

Sultan Abdülmecit sözüne devam ederek sordu:

Hariç de bunun için ne diyorlar?

Büyük dere de bu meseleye dair yeni havadis aldığımı söyledim, dedim ki;

Papanın vekili bu hadiseyi zatı şahanelerinin ikinci ve hakiki cülusları olmak üzere telakki ediyor. Çünkü müstakiline … kendinize serbest bir yol açmak oluyorsunuz.

Bu sözleri zatı şahanenin pek hoşuna gitti, dedi ki;

Fakat bu kararımın bana neye mal olduğunu da bilmeniz lazımdır. Altı yedi aydan beri katiyen anladım, devletin hali pek … fakat ahvali sıhhiyemin tamam beş altı ay müddet (sıhhatim tekrar düzelip de kendimde yeniden bir kuvvet has edinceye kadar ancak bu kadar zaman geçti) rıza paşayı işten uzaklaştırmayı düşündüm (rıza paşanın yerine ıslahat taraftarı reşit paşa geçti). Nihayet sekiz on gün içinde bu karırımı tekrar etmeğe başladım, fakat bunu da … azim bir mücadele de yolunarak icra ettim. Kararımı… tehir ederek uzun bir mücahedei … bulundum. Nice gündüz rahatım kaçtı daima rüyalar gördüm. Hiç kimse halimi bilmiyor. Kimse kararımı vakıf bulunmuyordu. Nihayet kararımı mevki fiile … zamanı geldi. Rıza paşa kendi menafini benim zaafımda aradığı için ahvali sıhhiyemle hiç alakadar olmak istemezdi.

Filhakika rıza paşanın benden daima uzaklaştığını zatı şahanelerini tedavi şerefine mazhar olduğum müddetçe, bir kere olsun, sıhhat … benden sual etmediğiniz padişaha söylemekten kendimi alamadım. Sultan Abdülmecit sözüne devam etti:

Beni şimdiye kadar çokça yerine koyuyorlardı. Bundan sonra kendim hükümet etmek ister. Söylersek, bende hüsnü niyet vardır, … daima … arzu ederim, ve bunun içinde cenabı hakkın avn ve inayetiyle muvaffak olacağıma eminim.