9 Ocak 2017 Sayı 116
Mes'ud Efendi; Mir'at-ı Mecelle - Fıkhın Tarifi

 

Kayseri müftüsü olan Mesud Efendi (öl. 1892) ilmi seviyesi üzerine İstanbul'da Mecelle çalışmalarına 

 

Sûret-i Hatt-ı Hümayun Mûcibince Amel Oluna

Mukaddime iki makaleyi havîdir. Makale-i ûla İlm-i Fıkhın ta’rifi ve taksimi beyanındadır.

Madde 1  – Fıkıh ilmi; Şer’î amelî meseleleri bilmektir.

Fıkıh; lügatte bir şeyi bilmektir. Şeriat ilmine mahsus olarak, usulcülerin terminolojisinde şeraite müteallık fer’î  hükümleri tafsılî delillerden çıkarmak (suretiyle bilmek)tir. Ve fukaha içinde furuatın ezberlenmesidir. Onun en azı ise üçtür. Hakikat ehlinin nazarında ise; ilim ile amel arasında ki her şeydir.

Mirkatta “fıkıh; kişinin lehine ve aleyhine olanı pratik olarak bilmektir”.

 

İlm-i fıkıh şer’î amelî meseleleri bilmektir. Fıkıh meseleleri ya ahiret işine taalluk eder ki bu ibadetler hukukudur. Ya dünya işine taaluk eder ki bu münâkehat/aile hukuku, muamelât/özel hukuk ve ukûbat/ceza hukuku kısımlarına ayrılır. Şöyle ki Cenab-ı Hakk  bu nizam-ı alemin takdir edilen bir vakitte bekasını/varlığını irade edip, bu ise insan türünün bekasına bu türün bekası da nesillerinin varlığına gerek duyduğu için erkek ve kadının izdivacıyla mümkündür. Ve bir de türün bekası/varlığı kişinin yokluğunun (gerektirecek şeylerin) yokluğu ile mümkündür. İnsan ise i’tidal mizacı hasebiyle bekâda gıda, giyecek ve meskence sanayi işlerine muhtaçtır. Bu dahi fertler arasında yardımlaşma ve ortaklık ile olur. Sözün kısası insan tabiatı itibarıyle medenî olduğundan başka hayvanlar gibi yalnız başına yaşayamayıp (….. …..) medeniyet ile diğerine yardımlaşma ve ortaklığa muhtaçtır. Halbuki her şahıs kendine yakın olan şeye talep ve zahmet veren şeye kızgınlık duyduğundan aralarında adalet ve nizamın halden mahfuz kalması/korunması için gerek izdivaç ve gerek (….) olan yardımlaşma ve ortaklık husularında bir takım şer’î müeyyide kanunlarına muhtaç olur ki ilki fıkhın münakehât/aile hukuku ve ikincisi muamelat kısmıdır. Ve medenileşme işi olan bu minval üzere payidar olması için ceza hükümleri tertibi lazım gelip bu dahi fıkhın ukubat/ceza hukuku kısmıdır.

Devamı var . . .