27 Şubat 2018 Sayı 117 Sayı 117
Kur’an’ın Anlaşılması ve Uygulanması
Süleyman Karagülle -15 Nisan 2012 / Medhal İlmi Araştırma Merkezi'nde verdiği tefsir seminerinde Ahmet Kırtekin tarafından alınan notlardır.

Kur’an dört şekilde uygulanmıştır:
1. Vahiyle uygulama: ihtilaflı konularda vahiy doğrudan belirleyici olmuştur. Gelen vahye göre amel edilmiştir.
2. İstişare ile uygulama: Hz. Peygamber’in vefatından sonra vahiy ile herhangi bir hüküm bildirilmemiştir. Raşit halifeler döneminde meseleler istişare yolu halledilmiştir.
3. İçtihat ile uygulama: Abbasi ve Emevi hanedanlarının iktidarı ele geçirmesiyle beraber istişare usulü terk edilmiştir. İnsanlar güvenebilecekleri kişileri kendilerine önder olarak seçmişlerdir. İçtihatlar bu dönemde ortaya çıkmıştır. İçtihatlar ışığında amel edilmiştir. Halifeliğin saltanat haline gelmesi eleştirilen bir olgudur, fakat bu şer olmasaydı ve raşit halifeler dönemi devam etseydi belki de içtihat kurumu hiç gelişmeyecekti. Burada da bizim şer olarak gördüğümüz bir şeyin aslında bilmediğimiz bir hayra dönüştüğü görülmektedir.
4. İçtihadın ilmi ile uygulama: Başta içtihatlar belli ilmi kurallar çerçevesinde yapılmamıştır. İçtihat ancak belli bir süre sonra ilmileşmiştir.
Kur’an dört unsurdur:
1. Kıraat: okunuş, söz olarak Kur’an.
2. Kitap: yazı olarak Kur’an.
3. Zikri: Sünnet, anlama olarak Kur’an.
4. Furkan: İlim olarak Kur’an.
Kur’an’ın anlaşılabilmesi için gerekli olan dört gelişme:
1. Ulaşım
2. İletişim
3. Aydınlatma
4. Bilgisayar

Bu dördünde gelişme olamadan Kur’an tam olarak uygulanamaz. Kur’an, ayetlerde bütün insanlar için hidayet olarak tanımlanır. Gene ayetlerde insanlığın tek ümmet olduğu belirtilir. Faydasının bütün insanlığa ulaşması, insanların tek ümmet olması ancak yukarıda sayılan gelişmeler ile mümkündür. Yakın gelecekte tercüme hizmetlerinin gelişen iletişim teknolojileri ile entegre edilmesi sayesinde bütün insanlar birbirleriyle kolayca iletişim kurabilir hale gelebilirler. Ulaşım ve iletişim insanlığı yakınlaştırırken aydınlatma sayesinde gece de gündüz gibi çalışmak mümkün olmaktadır. Bilgisayar ile de insanlar kendi başlarına yapabilecekleri bir çok şeyi zahmetsizce ve daha hızlı yapabilmektedirler. Bunlar uygarlığın ilerlemesini sağlayan temel etmenlerdir. Bunlar bugün bu kadar ilerlediği ve şartlar olgunlaştığı için Kur’an’ın anlaşılması ve yaşanması daha kolay hale gelmiştir.

Kur’an’ın ilimle anlaşılmasına karşı çıkan dört grup vardır:
1. Gericiler: bin yıl öncesinin içtihatlarıyla yaşamanın doğru olduğuna inananlar.
2. Laikler: Din ile dünya işlerinin bir birinden tamamen bağımsız olduğuna inanıp dinin sadece maneviyatını kabul edenler. Bunlar ahirette doğuyu dünyada batıyı rehber edinirler.
3. Batıcılar: Tamamen batılılaşmak gerektiğine inanırlar. Dinde de batıyı rehber edinirler. İslamiyetten tamamen yüz çevirmişlerdir.
4. Sosyalistler: Din karşıtı olup aklın her şeye yeteceğine inanırlar.
Bu gruplar içerisinde gericiler hayatın icaplarına uymak zorunda kalmışlardır. Teknolojik gelişmeleri bile reddeden bu grup tükenmiştir.
Batıcılar hala mevcut olmalarına rağmen büyük bir kesim değildir.
Sosyalistler ve benzeri din dışı veya din karşıtı grupların da etkisi kalmamıştır.
Bugün geriye din ve dünya işlerinin birbirinden bağımsız olduğuna, dinin dünyaya dair kurallar içermediğine inanan Müslümanlar kalmıştır. Mücadele etmesi en zor grup da bunlardır.
İnsan dört ibadetle eğitilir:
1. Oruç: insanın terbiye edilmesi ahlak ile mümkündür, oruç nefsin terbiye edilmesini sağlar.
2. Zekat: insanların malları ve kazançları ile eğitilmelerini sağlar.
3. Namaz: insanın ilim yapmasını sağlar.
4. Hac: cihat barış içindir, insanların bir araya gelerek barış için çalışmalarını sağlar.
Namazı itminan ettikten sonra kılın denilerek namazın ilim yapılarak kılınması gerektiğine işaret edilmiştir. Namazdan önce ortalama bir sayfa mealiyle beraber okunacaktır. Ondan sonra namaz kılınacaktır.