27 Şubat 2018 Sayı 117 Sayı 117
Faizsiz Kredileşme Bankası

 

İŞSİZLİĞN ÖNLENMESİ

Faizsiz Kredileşme Bankası

İlçede Banka Şubesi:

1- Her ilçede bir Faizsiz kredileşme banka şubesi açılır.

Teminat

2- Banka işletmelere faizsiz kredi açar. Taşınmazları teminat alır. Günü geldiğinde kredisini kapatmayan müşterinin taşınmazına el koyar. Taşınmazın o günkü değeri hakemlerce tespit edilir. % 80 değeri ile banka satın almış olur. Borcuna mahsup eder, artan kısmının nakit olarak müşteriye vermiş olur.

Çek

3- Banka müşteri işletmeye çek verir. Borçlanma tarihinden altı ay sonra ödeme tarihi yazılır. Altı ay içinde sonunda ödeyemezse banka öder ve müşteriden kredileşme ilkesi içinde tahsil eder.

Semt Kooperatifleri:

4- Banka 100 hanelik semtlerde semt kooperatiflerini kurdurur ve bu kooperatiflerin bonolarını karsız alır satar. Semt kooperatifleri semtlerde birer bakkal ve birer satın alma merkezlerini oluştururlar. Kooperatifte alış ve satışlar semt bonoları ile yapılır. Bonolar üç aylık olacak. Hesabında para olmasa da kredileşme ilkesi içinde ödeyecektir.

Merkez marketler:

6- Nüfus 30 bin ile 100 bin arasında olan yerleşim merkezinde banka birer merkez marketleri açar.

a) Arazı sahiplerinden 5 bin m2 arsayı % 2 ciro karşılığı ile kiralar. Belediyenin alt yapıyı getirmesi karşılığı olarak % 1 de belediyeye cirodan pay verir. Kendisi de % 2 alır.

b) Arsa üzerinde ahşaptan 20 m2’lik barakalar yapar. Buraları market haline getirir.

c) Markette mallar market bonosu ile alınır ve market bonosu ile satılır. Banka bunları para ile satar. Bu banka % 2 cirodan pay alır.

d) Marketin tüccarları vardır. Market tüccarlarından mal alır. Market satıcıları % 2 ile satış yaparlar. Alış ve satışlar market bonosu ile olur.

7- Marketler

a) Esnaf marketi esnafa ciro ile kiralanacaktır. Bunlar mallarını burada kendi tezgahtarlarına pazarlatacaklardır. Vergi ve sigorta kendilerine ait olacaktır.

b) Konsinye market. Bu bölmelerde konsinye mallar satılacaktır. Satıcılara cirodan pay verilecek.

c) Mala Mal market. Malını satmak isteyen tüccarlar getirir pazarlık yapar. Tüccar ona market senedini verir. Market senedini alan istediği malı marketten alır. Market senedi ile altında TL de alınıp satılır. Bunların değeri stoklarına göre ölçüşür.

d) Sipariş market. Markette örnekler bulunur. Fiyatlar belli olur. Satın alanlara üretim yerlerinden teslim edilir. Bunun için bir nakliye ortaklığı kurulur. Nakliye fiyatları içinde alınır. İsteyen gider mağazadan aynı fiyatla alır.

8- Merkez markette bir kooperatif olacaktır. Kooperatifler işletmelere genel hizmet vereceklerdir. Genel hizmet şunlardır.

a) Genel hizmet sorumlusu

b) Evrak, zimmet, envanter ve demirbaş kayıtları

c) İlmi, mesleki, ahlaki ve savunma eğitimleri ve güvenceli ehliyet

d) Takıp, araştırma, ambar ve kasa

e) Basın, yayın, yoluyla tanıtma, ulaştırma ve haberleşme hizmetleri

f) Planlama, sağlık, bakım ve güvenlik

e) Noter, kontrol, soruşturma ve hakemlik.

Senetlerin değeri

Senetler, banka tarafından satın alınır ve satılır. Alış ve satıştan fark alınmaz. Satış ve alış değeri kasadaki miktarına göre bilgisayarca hesaplanır. Arz ve talep kanunlarına göre değeri her gün değişir. Senede tam likidite kazandırılır.

Bankanın geliri

Bankanın geliri. Bakkal ve market satış değerlerine % 2 ilave edilir. Bu bankanın geliri olur. Banka nakit kredi vermeyeceği için mevduat olmazsa da teminat çek ve bonolar ödenecektir. Tahsil edilen paraların bir ay bankada kalması şartı getirilerek ödemeyenlerin bono ve çekler o para ile karşılanır.

Sonuç:

Bankaların desteklediği bütün işletmeler faizsiz sermayeye sahip olacaklarından, üreticiler mallarını her zaman satabileceklerinden, işsiz kimse kalmayacak üretim de maksimuma çıkacaktır. Kooperatif küçük firmaları markalaştırmış olacaktır.

a) Halka Market senedi kredi olarak verilir. Hammaddeyi senetle mala mal marketinden alır. Mamul hale getirir, götürür satar. Böylece herkes evinde, atölyesinde iş yapmış olur.

b) İşletmelere market senedi kredi olarak verilir. Hammaddeyi marketten alırlar, işçilere market senedini, verirler böylece sermayesiz iş yapmış olurlar. Mamulü markete satarak kredilerini kapatırlar.

c) Mala mal marketlerine çok mal gelir alan olmazsa market senedi ucuzlatılır malları alanlar çoğalır. Aksine mal azalırsa senet pahalılaştırılır markette mallar çoğalır.

d) Tüccarlar market senedinin ucuz olduğu yerde malları alırlar. Market senedinin pahalı olduğu yerde satara ticaret yapmış olurlar. Tüccarlar arasında haberleşme ile birbirine satmış olurlar.

Makale:

İstanbul’da 1 milyon ev planlıyoruz. Burada inşaat yapıyoruz. Önce her aileye bir mesken yapıyoruz. Bu insanlar buraya yerleştirildikten sonra bunlara fabrikalar kuruyoruz ve bunları iş sahibi yapıyoruz. Fabrikada çalışıyorlar bize ev ve işyeri kirasını ödüyorlar. Devlet baştan yatırım yaptı, ama ondan sonra büyük gelirlere sahip oldu.

Bunu dışarıdan borç almadan yapmamız mümkün değildir. Çünkü o kadar insan bu evlerin ve fabrikaların yapılmasında senlerce çalışacaklar, üretim yapmayacaklar. Ne yiyip içecekler? Bir taraftan piyasaya yeni para süreceksiniz, diğer taraftan üretimi de durduracaksınız. Enflasyon aniden yüzde yüzlere çıkar. Bu çözüm değildir.

Bunun için dışarıdan borç alacaksınız. Tüccara kredi vereceksiniz, bununla dışarıdan mal ithal et diyeceksiniz. Tüccar malı ithal edecek. Halka sizin inşaatta çalıştırdığınız işçilere TL ile satacak ve sizin borcunuzu kapatacaktır. Siz devlet olarak dışarıya borçlanmış ülkeyi de imar etmiş olursunuz.

Bittikten sonra gerek meskenleri gerek işyerleri kiraya verirsiniz, aldığınız kiralarlar dışarıdaki faize verdiniz. Böylece uygarlaşma olmuş olur. Ürettiğiniz malları dışarıya satarsınız. Oradan elde ettiğiniz gelirleri kiraları ödenir ve faizler ödenir. Bu arada halk artırım yapar da satın alırsa o parayı götürüp dışarıya ödersiniz. Faizden kurtulursunuz.

Görülüyor ki bu şekilde borçlanmanın hiçbir zararı yoktur. Tarlada çapalama yerine rahatlıkla kazanıyor ve müreffeh hayat yaşıyorlar. Bunu eğer 15 milyon aile için yaparsak problem yok. Birden halkımızı ileri hayata ulaşmış olur. Rahat hayat yaşar. Ama biz bunu 1 milyon aileye yaptık. Burada 14 milyon aile ise bu işten mahrum kaldı. İnşaat yaparken işçiyi oraya çektiğimiz için Anadolu’da ki tarım öldü. Artık orada tarlalar tarla olmaktan çıktığı için bir daha ekilemez oldu. Orada tarım yapmayı çocuklar unuttu. Bilenler de yaşlandı. Böylece tarımımız bugünkünden çok daha fazla çöktü. Ayrıca Anadolu’daki küçük ve orta sanayi de iki sebepten çöktü. Biri işçi bulunamadığı için iş yapılamadı. Makineler hurda haline geldi, Ayrıca batı seviyesinde üretim yapmadığı için mallarını satamadı, bu bakımdan da çöktü.

Kaldı ki, 15 milyon mesken ve yeni işyeri inşa edelim. Yine sorun çözülmez. Çünkü yeryüzü toprakları sınırlıdır. Bizim ekmediğimiz veya otlarından yapraklarından yararlanmadığımız bir avuç yeşillik insanlığa zarardır. Çünkü insanlık onu başka yerden ve başka yolla elde edemez.

O halde ne yapalım? Uygarlaşmaktan vazgeçelim, meskenler inşa etmeyelim mi? Fabrikalar kurmayalım mı? Meskenler inşa edeceğiz, fabrikalar kuracağız. Ama bunu artık emekle yapacağız. Yani önce günlük ihtiyaçlarımızı karşılamak için tarlaları ekeceğiz. Yeryüzünde en az emekle en çok mahsul elde ediliyorsa orasını ekeceğiz. Artan emekle ise inşaat yapacağız. O kadar hızla uygarlaşma yapacağız. Başka herhangi bir çıkar yol yoktur. Bunu insanlık için de düşünmemiz gerekir.

Bunu insanlık içinde dengede tutabilmemiz için, önce ülke içindeki atıl emeği harekete geçirmeliyiz. Böylece artık emek elde ederiz. O emekle inşaat yaparız ve uygarlaşırız. Ülkemizde tarım diğer ülkelerden daha çok müsaitse biz tarlalarımızda buğday ekeceğiz. Satacağız, inşaatta çalışacaklar dışarıdan gelecek işçiler olacaktır. Eğer ülkemiz toprakları dışarıdakilerden daha pahalı ürün veriyorsa o zaman işçilerimiz dışarıda çalışarak yiyecek alacaklardır. Bunun için de emek harekatına izin vermeliyiz.