9 Ocak 2017 Sayı 116
İnsan ve Paylaşım

Her varlık yaşamak için çeşitli çalışmalar yapar ve bunun sonucunda ürettiklerini tüketerek yaşamına devam eder. Hayvanların bir kısmı birlikte çalışır birlikte tüketir. İnsan ise farklı olarak birlikte çalışır ve ayrı ayrı tüketir, bunun neticesinde paylaşım doğar. Bazı insanlar çalışamaz ama yaşam hakları vardır. Ve bu sebeple onlar da pay alma haklarına sahip olurlar. Bunun delili ise yaratıcının yeryüzünü insanlık için yaratmış olmasıdır. Ve diğerlerinin yani çalışamayanların kira hakları vardır.

İnsan, çalışsa da çalışmasa da tüketir. Ve bu tüketimin merkezi ailedir. Peki, aile nedir? Aile; üretilenin tüketilerek yeni bir ürün vermek üzere tüketileni emeğe dönüştüren kurumdur. Bu sebepledir ki aslında çalışmayanlara da pay vermemiz sistemin yararına olacaktır. Çünkü potansiyel emek üretme kurumu aile geleceğimize yatırım yapar.

Peki, insan ne iş yapar? İnsan tarihin belli aşamalarını da göz önüne alarak gelişmeleri de hesaba katarak 4 sahada aktif üretim ortaya koyar. Bu çalışmalarının neticesi üründür. Bunlar tarım, sanayi, inşaat ve ticarettir. Fakat bunlardan ürünün üretilmesi için de şart olan çalışma alanları vardır. Bunlar genel hizmet, bakım, kamu görevleri ve özel hizmettir.

Şart nedir?

Şart; bir şeyin sadece kendisinin bulunması bir netice doğurmaz ama kendisi olmazsa da bir netice alınamayacak olan şeydir. Bu sebeple genel hizmet vs. sektörleri diğer üretimle doğrudan ilişkili olanlarla aynı etkiye ve paya sahip değil, ama büsbütün gereksiz de addedilip pay hakkından da mahrum değildir. İşte Adil Düzen; Kapitalizmdeki gibi bunları gereksiz sayıp Devlet sosyalizminde olduğu gibi de hormonlaştırmadan bir denge unsurunu kuracaktır.

Tarım;
• Bu sektörde hizmet etmek için tarlanın ürün verecek mekânın ayağına gidilir. Bu etkenden dolayı feodalizm güç kazanmıştır.
• Ürün; emekle doğru orantılı değildir.
• Genel bilgiyle değil, özel bilgiyle öğrenilir ki, bu sebeple tarım işletmeleri her zaman küçük işletmeler olarak kalırlar.

Sanayi;
• Burada üretim merkezde yapılır. Hizmet etmek ancak tesiste olur. Hammadde, işçi hepsi fabrikaya gelirler.
• Ürün; emekle doğru orantılıdır.
• Genel bilgiyle öğrenilebilir. Bu sebeple büyük işletme olabilir.

İnşaat;
• Burada da hizmet etmek için arazinin ayağına gidersiniz. Bu yönüyle tarıma benzer.
• Ürün; emekle doğru orantılıdır. Fakat burada artık emek değerlendirilir. Bu yönüyle sanayiye benzer.
• Toprak parasıyla düzenlenir. Ülkenin imarı için yapılır.

Ticaret;
• Ürün değişimini sağlar.
• Tekelleşmeyi engellemek için rekabet piyasası hakimdir.
• Halkın ihtiyaçlarını, fabrikaların ne üreteceği tespitini sağlar.

Genel hizmet; bu sektör insana olan hizmeti sağlar. Doktorluk, muhasebe vs. bu sektörün içinde yer alır. Fakat bu sektör ücretlerini başta değil sonda alırlar. Çünkü ilk ücrette bu ticari bir işletmeye dönüşür ve doktorluk mesleği mesela amacından çıkar ve insanı kendisine bağlamak için bir yerden rahatsızlık üretir.

Bakım; bu sektörde araçlar üzerine yani üretim araçlarının bakımı için mevcuttur. Bunlarda ücretlerini aynı şekilde alırlar ve ücret belirlemesi pay üzerindendir. Mesela kamyon bozuldu, tamirci tamir etti ücretini diğer bakıma kadar pay üzerinden alır. Bu sayede tamirci işini temiz yapacak ve nakliyeci de periyodik bakımını ihmal etmeyecektir.
Kamu görevler; genel hizmet sektörü ihtiyarîdir. Bu sektör ise mecburîdir. Mesela salgın bir hastalık durumunda doktorun reçetesini uygulamak şarttır. Çünkü bu mesele toplumun meselesidir.

Özel bakım; bu da berberlik, masaj salonu işletmeleri gibidir. Yani genel hizmet gibi insana bakımdır. Lakin burada ücret baştan ödenir.

ÜRÜNÜN BÖLÜŞTÜRÜLMESİ

Ürünlerin bölüştürülmesi ise 3 kısımda taksim edilir. Bu kısımlar üretenler, üretimi destekleyenler(genel hizmet vs.) ve çalışmayanlardır. Üreten sınıfa yüzde 40 pay verilir ki bu noktada emeğin payı yüzde 40 olmuş oluyor. Üretici sınıfın her biri bu beşte ikiyi alır. Üretimi destekleyenler ise bir bütün olarak yüzde 40 alırlar ve bunu kendi içerisinde taksim ederler. Bu taksimde her sınıfın payı Pay= (2/5)/4= 1/10 olacaktır. Bu pay genel hizmet, bakım, kamu görevleri ve özel hizmet payları olacaktır.

Çalışmayanlar da 4 sınıftır bunlar; yetimler, yaşlılar, işsizler, çalışmayanlar(çalışmak istemeyenler).

• Yetimler; babaları ölen kimselerdir. Doğuştan sakat olanlar da bu sınıftan paylarını alırlar.
• Yaşlılar; çalışmaya gücü yetmeyenler, sonradan hasta olanlar.
• İşsizler; iş aradıkları halde iş bulamayanlar.
• Çalışmayanlar da buldukları halde çalışmayanlar.

Burada çalışmayanlar ile işsizler aynı kategoride görülebilir ama aldıkları ücret aynı değildir. Şöyle ki üstte dağıttığımız paylardan 4/5 dağıtılınca geriye kalan 1/5’te buradaki fonlara eşit miktarda 1/10 olarak bunların ayrı ayrı fonlarına yatırılır. O zaman zarfında çalışmayanların sayısı çok işsizler az ise işsizler kendi fonlarından haklarını alacakları için ücretleri çalışmayanlardan fazla olur ki denge sağlanır. Bunun tam tersi de geçerli olabilir.