9 Ocak 2017 Sayı 116
İşçilik ve Ortaklık

İşsizliğin sebeplerini tespit ederken günümüzde var olan işsizlik sorunun nereden kaynaklandığı irdelenmelidir. Bu bakımdan faizli cari düzenin nasıl çalıştığının kaba bir analizi ile başlamak faydalı olacaktır.  

Bir işletmenin kurulabilmesi için gerekli olan unsurlar kapitalist sistemde banka merkezlidir. Banka işletmeye faizli kredi verir. Müteşebbis bankadan aldığı kredi ile tesisi kiralar, işçi alımını gerçekleştirir, hammaddeyi satın alır ve bu şekilde üretimi gerçekleştirir. Üretilen mamullerin maliyetlerine yukarıdaki saydığımız unsurların giderleri yanında bir de bankaya ödenecek faiz de eklenir. İşletme karı da bu maliyetin üzerine eklenip piyasada mamuller satışa sunulur. Satışlar zamanında gerçekleştiği taktirde işletme kar ediyor demektir. Banka işletmeye verdiği krediyi tahsil ettiği için işletmeye yeni kredi açar ve bu şekilde üretim devam eder. Kriz durumlarında yada ürünlerin satılamadığı durumda ise problemler ortaya çıkar. İşletmede üretilen ürünler satılmasa da bankanın faizi işlemeye devam eder. Zaman faizli düzende krediyi kullanan işletmecinin aleyhinde işler. Dolayısıyla zaman geçtikçe malların fiyatlarına faizini de yansıdığı hesap edilirse piyasada bu malların satışı zorlaşır. İşletme kredisini ödeyemediğinden banka işletmenin kredisini keser ve işletmeye cebri icra uygular. İşletmeyi ve malları piyasa değerinin altında sattığı için piyasada alıcı bulması kolaydır. Zaten yeni müteşebbiste krediyi bankadan alarak işletmeyi satın alacağı için bankanın herhangi bir zarara uğraması söz konusu değildir.  Zarara uğrayan müteşebbis ve bu işletmeden alacaklı olan diğer işletmelerdir. Müteşebbis iflas ettirildiği için diğer işletmelerde alacaklarını alamazlar. Bu şekilde ödemelerin yapılamaması zincirleme olarak çalışana yansır ve İflas eden firmalarda çalışanlar işsiz kalır.  Netice itibariyle banka kar etmiş karşılığında bütün toplum zarar etmiş olur. Görüldüğü gibi bu sistem tekele doğru giden bir sistemdir ve küçük işletmenin bu sistemde ayakta kalması olası değildir.

                Mevcudun tespitinin ardından çözümün nasıl olması gerektiği hususu açıklanmalıdır. İşçilik kavramı yeni dünyada yerini ortaklığa bırakacaktır. İşletme de ortaklık kendisi ile birlikte bir çok sorunu yanında getirecektir. Bu sorunların tespiti ve çözümü işletmede ortaklık sisteminin gelmesi için gereklidir. Adil düzen bu ortaklık sistemini izah ederken işletme, kooperatif, anonim şirket, banka gibi unsurlardan yararlanmaktadır.[1]

Kooperatif sermaye ortakları tarafından ödenen nakit ile kurulacaktır. Kooperatif daha sonra bu parayı bankaya kooperatif adına açtığı hesaba yatırır. Akabinde kooperatifin kuracağı bir anonim şirketinin hisseleri çıkartılır. Çıkartılan hisselerin beşte biri ve bankadaki para birlikte kasaya kooperatif kasasına girer. Kasaya konulan her bir senet beş misli değerler alınıp satılır. Basılan senetlerin geri kalan beşte dörtlük kısmı tamamen yada kısmen kooperatif işletmesine faizsiz kredi olarak kullandırılır. İşletmede çalışanlara para yerine bu senetler pazarlık yolu ile verilir. İşletmede üretilen mamul mallar para karşılığı değil senet karşılığı satılır.

                Kooperatife bağlı işletmenin çalışması için işletmeye hammadde temin edilmelidir. Hammaddenin temini sermaye ortağı tarafından karşılanır. Sermaye ortağı getirdiği hammaddenin karşılığında daha önce işletmeye kredi olarak verilen senetlerden alır. Bunun yanında sermaye ortağı elektrik ve su gibi işletme giderlerini öder buna karşılık işletmeden senet alır. Tesis ortakları işletme için gereken tesisi cirodan kira payı olmak üzere işletmeye verirler. İşletme için gerekli olan hammadde tesis ve cari giderler ile birlikte çalışan ortaklar da serbest pazarlık usulü ile çalışmaları karşılığında senet alırlar. Aldıkları bu senetleri kasadan mübadele ederek nakitle değiştirebilirler.

Kooperatif işletmesi üretimin herhangi bir aşamasında para kullanmadığı için adeta dış etkenlerden izole edilmiş olur. İşçilik sisteminde daha önce de bahsettiğimiz gibi bütün kar ve zarar işletmeye aittir. Ancak ortaklıkta risk paylaştırılmıştır. Bu da işletmenin kriz zamanlarında yavaşlamasına sebebiyet verecek ancak kapanmasını engelleyecektir. Senedin değeri artıyorsa herkes kazanıyor demektir. Senedin değeri düşüyorsa herkes az kazanıyor yada kazanmıyor demektir. Zarar eden yalnız senedi kasadan yatırım amacıyla satın alan tüccara yansır. Senedin değeri kasadaki senet miktarı ile doğru orantılıdır. Kasada mübadele edilen senetler azaldıkça değerleri yükseltilir, kasadaki senetlerin sayısı arttıkça senedin değeri buna mukabil olarak düşürülür.

Sendin değeri:

Kooperatifin işletme senetlerine pay senedi ismini veriyoruz. Payı hesaplayabilmek için işletmenin ana maddesi belirlenir ve işletme senedi bu mal ile tarif edilir. Eğer söz konusu bir dolap üretim işletmesi ise bir dolaba bir işletme senedi değer olarak karşılık geliyor demektir. Yani o işletme senedini getiren kişi ilgili dolabı alacak demektir. İşletmede ana malın yanında birde diğer mallar vardır. Diğer mallara, işletmede bulunan hammadde,  vida, kulp gibi dolabın diğer parçaları dahildir. Bunların değeri ana mal üzerinden belirlenir. İşletmedeki ana malın değeri sabittir ve bir senet karşılığıdır. Ancak senedin değeri değişir.

Drawing4.bmp

İşletmede istenen hammaddenin, ana malın ve bununla beraber diğer malların da eşit düzeyde bulunmasıdır. Eğer işletmede hammadde tükenirken ana mal çoğalıyorsa üretilen mal satılamıyor demektir. Bu dengenin sağlanabilmesi için senedin değerini belirleyen bir formül kullanılacaktır.

Drawing2.bmp

 

Drawing3.bmp

İşletmedeki fiyatlar dört şekilde tespit edilir;

a)      Serbest pazarlık yöntemiyle:

a.        Stoklu olmayanlar mallarda bu fiyatlandırma uygulanır. Tarım ürünleri bu gruptadır.[2]

b)      Stok miktarına göre:

a.       Sanayi ürünlerinde fiyatlar bu yöntemle belirlenir.

c)       Zamanla eksiltme yada artırma yöntemiyle:

a.       Alınacak malın fiyatı ilan edilir, bu fiyattan mal getiren olmaz ise fiyat artırılır.

b.      Üretilen malın fiyatı belirlenir alım olmaz ise zamanla düşürülür

d)      Maliyet değeri ile satma:

a.       Hammadde, işçilik, kira ve genel hizmet giderleri maliyeti oluşturur.

                İşletme üretilen mallar ortak ambara teslim edilir. Ortak ambarda kontrol edilmiş ve onaylanmış ürünler teslim alınır. Ürün ambara teslim edilirken ambarın payı mal cinsinden bozulmayan mallarda bir defaya mahsus olmak üzere, bozulan mallarda ise her yıl alınır. Mal ambara konulduktan sonra ilgili senet ile ambara giden herkes o malı ambardan alacak demektir. Ambarın yanında bir de nakliye hizmetinin sağlanması gerekir. Nakliye de ambarda olduğu gibi bir defaya mahsus yine mal cinsinden alınır. Kısa mesafeye giden mallar ile uzak mesafeye giden mallar birbirini sübvanse etmiş olur. Yıl sonunda eğer nakliye hizmeti kar etmiş ise bir sonraki yıl bu oran düşürülür, zarar etmiş ise mallardan alınan nakliye payı artırılır. Nakliye ve ambar hizmet olduğu için giderlerin haricinde herhangi bir kar gözetilmez.

Bu sistemin işleyebilmesi için iyi bir muhasebeye ihtiyaç vardır. işletmede herkes aldığını, verdiğini ve yaptığını bir kağıda yazıp kendi muhasibine veriri. Muhasebe sorumlusu o yazıyı muhasebe diline dönüştürerek sisteme kaydeder. Böylece istenildiği zaman üretimin bütün unsurlarının muhasebe raporu alınabilecek ve günlük hareketler izlenebilecektir. Vergi ve sigortayı herkes payı nispetinde kendine düşeni öder. Tüccarın faturalandırılması senet alımında ve satımında gerçekleşir. Aradaki fark tüccarın karını oluşturur. Tüccar hammadde temininde kendi faturasını kesebildiği gibi hammaddeyi aldığı yerin faturasını da kooperatif işletmesine verebilir.

Kira sahibine de senet verilir. Kira sahibi bu senedi kasada paraya dönüştürdüğünde stopaj miktarı düşülerek geri kalan kısmı kendisine verilir. İşçi kooperatif tarafından sigortalanmaktadır. Böylece işçiye çalışma hürriyeti verilmektedir. Daha iyi imkânlarda iş bulduğu yerde gidip çalışır kooperatif o işletmeye işçilik faturası keser. Kooperatifin gelir ve giderleri faturaları ve bordrolarıdır. Kooperatif kurumlar vergisini öder ve geriye kalan miktarı muhasebeye göre istihkak sahibine ödenir.

Netice olarak günümüzdeki işsizliğin temel nedeni işçilik sistemidir. Alternatif bir çözüm olarak ise yukarıda anlattığımız ortaklık sisteminin çözüm olacağını söyleyebiliriz. 

 



[1] Tablo için Süleyman Karagülle’nin medhaldergi.com da yayınlanan “ortaklık” başlıklı yazına bkz.

[2] Tarım ürünleri ön sipariş yöntemi ile üretilmektedir. Detaylı bilgi için bkz. Süleyman karagülle “selem senedi”.