27 Şubat 2018 Sayı 117 Sayı 117
Hac Konuşması

(Arafat Dağı – 1993)

Böyle mübarek bir günde çok kıymetli kardeşlerim sizleri selamladılar. Bu mübarek yerde güzel konuşmalar yaptılar. Şimdi huzurlarınızda geldim sabahtan beri pek çok konuşmalar yapıldığı için kısaca bu hacca ne için geldik bunu açıklamak üzere mikrofonu elime aldım. Hacı kardeşlerimin haclarını tebrik etmek üzere ve bu güzel yerde dualarınızı Cenab-ı Hakkın kabul etmesini niyaz etmek üzere bu mikrofonu elime aldım. Allah’a şükürler olsun bir kere daha ifade ediyorum: Mübarek Arafat dağındayız ve Cebeli Rahme’nin eteğindeyiz. Hepimiz biliyoruz ki bu mübarek dağ Adem(a.s) ile Havva validemizin cennetten yeryüzüne geldikten sonra buluştukları yerdir. İşte bu Cebeli Rahme’de buluşmuşlardır. Adem(a.s) öğleden, akşam zevaline, ikindi zevaline kadar Cenab-ı Allah’a affı için yalvarmış. Cenab-ı Hak kendisini affetmiş ve Havva validemizle akşamüzeri affa nail olarak işte bu tepede buluşmuşlardır. Bu mübarek yerde efendimiz (a.s.v) veda haccını yaptı, bu tepeye çıktı ve bu tepeden sonra kendisi burada devesinden indi ve bize o kıymetli nasihatleri arasında “faiz kaldırılmıştır, faiz ayaklarımın altındadır” buyurdu. İşte bu mekânda bu mübarek Cebeli Rahme’nin şu bulunduğumuz noktasında bu sözler söylendi. Elhamdülillah, Allah’ın lütfuyla bizler de bugün bu mübarek yere gelmek imkanına kavuştuk. Şimdi buraya niçin geldiğimizi kısaca birkaç kelimeyle özetlemek istiyorum. Elhamdülillah Müslümanız. Müslüman adını bize Cenab-ı Hak vermiştir. Kur’an-ı Kerim’de “Siz Müslümansınız” buyuruyor. Bizi öbürlerinden ayırıyor. Öbürleri kim? Nefsine esir olanlar. Biz Müslümanız elhamdülillah. Biz kimiz? Zor da olsa, hatta hoşumuza gitmese de Cenab-ı Allah ne emrettiyse onun emirlerine teslim olmuş kimseyiz. Onun için adımız Müslüman.  Müslüman demek Allah’ın emirlerine teslim olmuş kimse demektir. Hepimiz biliyoruz ki bu dünya hayatında imtihandayız. Nefeslerimiz sayılıdır. Bütün mahlûkatın hepsi mutlaka ölümü tadacaktır. Bu sebepten dolayı bu imtihandaki sayılı nefeslerimizi inşallah, Allah’ın lütfuyla en hayırlı yolda kullanmak üzere bu dünyada imtihan oluyoruz. Bu imtihanı Rabbimiz nasıl yapıyor? Hak ve batılın mücadelesi şeklinde yapıyor. En büyük şeref Hakk’ın hâkim olması için çalışmaktır. Bir insan iyi insan olması için başkalarının iyiliğini istemesi lazım. Bak bizim Peygamber Efendimiz (a.s.v), رحمة للعالمين  (rahmetel lillalemin) bütün âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Bütün âlemlerin iyiliği için gönderilmiştir. Yine Hadis-i Şerif’te:  خير الناس من ينفع الناس(hayrun-nasi men yenfaunnas) buyrulmuştur. İnsanların hayırlısı başkasına iyiliği dokunan, hayrı dokunan kimsedir. Onun için Müslümanlık dini iyilik için gelmiştir. 6 milyar insanın dünya ve ahiret saadetini istemek demektir Müslüman olmak. Bu sebepten dolayıdır ki bir insanın Müslüman olması için لا اله الا الله محمد رسول الله  (la ilahe illallah, Muhammed resulullah) sözünü kelime-i tevhidi kalbinde manasını bilerek, inanarak söylemiş olması ve diliyle de ikrar etmiş olması lazım gelir. "La ilahe illallah, Muhammed resulullah” derken ne söylüyor?  Allah’tan başka ilah yoktur ve efendimiz (s.a.v) onun elçisidir, peygamberidir. Böyle dediğimiz için Müslüman oluyor. İlah ne demek ilah? Allah’tan başka ilah yoktur. İlah kelimesi Arapça bir sözdür. Arapça lisanı yeryüzündeki lisanları içinde en zenginidir. Mana bakımından en zengin lisandır. Gramer bakımından en zengin lisandır. Bir matematik gibi ulematarafından işlenmiş olmak bakımından en zengin lisandır. Ve de veciz bir lisan olarak en zengin lisandır. Veciz demek bir kelimeyle birçok manayı aynı anda ifade etmek demektir. İşte Arapça olan ilah kelimenin içinde dört tane temel mana vardır. Bunlardan bir tanesi kendisine kulluk yapılacak şey demektir. La ilaha illallah dediğimiz zamanاياك نعبد   (iyyake na’budu)   demiş oluyoruz aynen. Ya Rabbi biz ancak sana kulluk yaparız. İkinci bir manası ise kendisinden yardım istenecek şey demektir. اياك نستعين(iyyake nastein demektir la ilahe illallah’ınbir manası da. Ya Rabbi biz ancak senden yardım isteriz. Üçüncü bir manası ise rızası gözetilecek şey demektir. و رضاك مطلوبي(ve rızake matlubi) Ya Rabbi bizim matlubumuz senin rızandır. Özü vardırla ilahe illallah ’ın içinde. Ve nihayet ilah kelimesinin bir dördüncü manası ise kanun yapıcı demektir. Kanun yapıcı. La ilahe illallah demek; Ya Rabbi hakkı, adaleti en doğru sen tespit edersin, kanunu sen yaparsın, insanlara saadet getirecek nizamı sen bilirsin. İşte sen o nizamı bize tembih etsin kendi sevgilin Efendimiz (a.s.v) ile gönderdin. O senin elçindir. Bundan dolayıdır ki onunla bize gönderdiğin bu Kur’an-ı Kerim’deki hak ve adalet nizamını sen kurdun. Bütün insanlara saadet getirecek olan nizam budur. Bundan dolayıdır ki ben, senin bu nizamın yeryüzünde hâkim olsun diye bütün gücümle çalışacağım diye söz verdiğimiz için Müslüman oluyoruz. Bunların hepsila ilahe illallah kelimesinin içinde bulunuyor. Bir kere daha özetliyorum ilah demek kendisine kulluk yapılacak şey demektir. İyyake na’budu demektir la ilahe illallah ’ın bir manası. Diğer bir manası kendisinden yardım istenecek şey, biz ancak senden yardım isteriz ya Rabbi. Çünkü kudret, kuvvet sahibi sadece sensin. İlah kelimesinin üçüncü manası ise rızası gözetilecek şey, biz ancak senin rızanı gözetiriz ya Rabbi. Ve nihayet dördüncü bir manası ise kanunu sen yaparsın ya Rabbi. Hakkı, adaleti, insanlığa saadet getirecek nizamı sen bilirsin. Onun için ben bütün insanlığın saadeti için senin bize Kur’ân-ı Kerim ile göndermiş olduğun hak ve adaleti yeryüzünde hâkim kılmak için bütün gücümle çalışacağım demiş oluyoruz la ilahe illallah dediğimiz zaman. Kur’ân-ı Kerim’de Cenab-ı Hakkın bize bildirdiği hak ve adalet nizamıdır. Yeryüzünde hâkim kılmak için yapılan çalışmaya cihat denir cihat. Onun için bir Müslüman daha kelime-i tevhidi getirirken cihat farzını eda edeceğine söz veriyor. Ya Rabbi ben bütün gücümle cihat edeceğim. Bütün insanlığa saadet getirmek üzere senin gösterdiğin hak ve adalet nizamı yeryüzünde her yerinde hâkim olsun diye bütün gücümle çalışacağım diye Cenab-ı Allah’a söz verdiğimiz için Müslüman oluyoruz. La ilahe illallah Muhammed resulullah demenin işte özündeki manalar bunlardır. Şimdi bir Müslüman, Allah ona hidayet vermiş. Kelim-i Tevhidi getirmiş, inanarak kalbiyle tasdik ederek manasını bilerek ve de diliyle de ikrar ederek böylece de Müslüman olmuş. Şimdi o Müslümanın üzerine hac farz oluyor. Hac farzı nedir?...

… hâkim kılmak için çalışacağız. Emir böyle. Cenab-ı Allah bize bu farzı nasıl eda edeceğimizi bildirmiş. Cihadı bir manevi ordu olarak, bir ümmet olarak hep beraber yapacaksınız diye emir buyurmuş. İşte biz bu sözü söyleyerek Müslüman olduk ve Allah’ın lütfuyla da la ilahe illallah toplantısı olan hacca geldik. Neden hac farizasını başka yerde yapmıyoruz? Medine’ye gitmiyoruz, Kudüs’e gitmiyoruz. Ya? Kâbe’ye geliyoruz. Çünkü Kabe, Adem (a.s)’dan beri la ilaha illallah ’ın insanoğlu yeryüzünde ilk  la ilahe illallah dediği yerdir. Tevhit esası üzerine Allah’a ibadet için kurulmuş ilk mabettir, ilk mescittir. Onun için Kâbe, la ilahe illallah ’ın sembolüdür. Onun için yeryüzündeki 1,5 milyar Müslüman koşuyoruz, Kâbe’de toplanıyoruz. La ilahe illallah bayrağın altında toplanıyoruz. Kâbe’yi tavaf ediyoruz. Elhamdülillah bunu yerine getirdik şimdi Kâbe’nin bahçesindeyiz. Arafat işte cihat ordusunun talimgâhıdır. Burada 3 milyon Müslüman bir arada toplanıyor. Bu toplanmamızın gayesi nedir? La ilaha illallah Muhammed resulullah toplantısıdır bu. Yani biz buraya geliyoruz Cenab-ı Hakka söz veriyoruz. Ya Rabbisenin Kur’an’ınla bize gönderdiğin hak ve adalet nizamı yeryüzünün her yerinde hâkim olsun diye bütün gücümüzle çalışacağız. Müslümanlıkça bunu söz verdik ya işte şimdi İslam ordusunun içine katıldık. 3 milyonluk, 1,5 milyarlık İslam âleminin temsil eden İslam ordusunun içerisinde bir asker olarak huzuruna geldik yeryüzünde hakkı ve adaleti hâkim kılmak için senin getirdiğin, gönderdiğin saadet nizamı yeryüzüne hâkim olsun diye söz vermek için buraya geldik. Yaptığımız iş budur. Bundan dolayıdır ki bakın buraya arabada çıkarken “Lebbeyk allahümme lebbeyk lebbeyke la şerike leke lebbeyk innel hamde ve’nni’mete leke velmülk la şerike lek” diye diye geliyoruz. Nedir bu söylediğimiz sözlerin manası? Önce bir defa ‘lebbeyk allahümme lebbeyk’ emret ya Rabbi işte senin cihatordunun askeri olarak huzuruna geldik, talimgâhına geldik, İslam ordusunun toplantısına katıldık. Lebbeyk allahümme lebbeyk dediğimiz zaman burada ağırlık verdiğimiz söz tıpkı la ilahe illallah ’ta ancak sana kulluk yaparız manasıdır. Lebbeyk allahümme lebbeyk dediğimiz zaman emret ya Rabbi biz senin kulunuz ancak sana kulluk yaparız. Ondan sonra arkasından ne diyoruz? ‘Lebbeyke la şerikelekelebbeyk’. Ne demek la şerike lek? Senin şerikin yoktur. Sen tek ilahsın ya Rabbi. İnsanlığa saadet getiren nizamı ancak seni bilirsin. Sen bize gönderdiğin Kur’an’ınla; senin gönderdiğin saadet nizamının yerine hiçbir başka nizam kurulamaz. Bu beşerin nizamı insanlığa saadet getiremez. Bak işte kominizim çöktü. Bak işte Efendimiz (a.s.v) burada, bu Arafat’ta “faiz kaldırılmıştır, faiz ayağımın altındadır” buyuruyor. Niçin? 1414 sene öncesinden bize sesleniyor. Sakın kominizim çöktü diye faizci kapitalistlerin arkasına düşmeyin. Faizci kapitalistlerden hayır gelmez. Devesinden indi bu sözü söylerken. Tembihat iyice yapılsın diye. Sakın ha faizcilerden hayır gelir zannetmeyin. Faiz kırk çeşit belanın mikrobudur. Sadece insanlara zulüm getirir. Onun için faiz kaldırılmıştır, ayaklarımın altındadır. Sakın onu bir şey sanıp bu yola sapmayın. Size Kur’ân-ı Kerim’de, Cenab-ı Hakk’ın gösterdiği hak ve adalet nizamı yolunda yürüyün. Böylece hem kendiniz saadet bulun hem 1.5 milyar Müslüman saadet bulsun hem de 6 milyar insanların hepsi saadet bulsun. Bundan dolayı buraya koşup gelirken lebbeyk allahümme lebbeyk dediğimiz zaman ya Rabbi biz ancak sana kulluk yaparız. Lebbeyke la şerike leke lebbeyk dediğimiz zaman ya Rabbi senin gösterdiğin nizamın yerine başka hiçbir nizam saadet getiremez. Senin şerikin yoktur. Başka birisi bunu yapmaya kalkarsa yapamaz. Ancak senin Kur’ân-ı Kerim’de gönderdiğin hak nizam insanlığa saadet getirir. Bunu sabahtan beri söyleyip duruyoruz. Ondan sonra ne diyoruz? ‘İnnel hamde’ hamd sana mahsustur ya Rabbi. Hamd ediyoruz yani Cenab-ı Hakkın rızasını güdüyoruz. Yani bizim maksadımız senin rızanı kazanmaktır ya Rabbi diyoruz. Sonra ne diyoruz? ‘İnnel hamde ve’innimete leke velmülk’ Nimet ve mülkün sahibi sensin ya Rabbi. Onun için biz yardım istersek ancak senden yardım isteriz. ‘La şerike lek’ senin şerikin yoktur ya Rabbi. Bu sözler la ilahe illallah sözünün birer tefsiridir. La ilahe illallah ’ın içinde söylediğimiz 4 tane manayı; “Lebbeyk allahümme lebbeyk lebbeyke la şerike leke lebbeyk innel hamde ve’nni’mete leke velmülk la şerike lek” diyerek tefsir ediyoruz, açıklıyoruz, dört mananın dördünü de sabahtan beri tekrar ediyoruz. Ben şimdi huzurlarınıza geldim. Neden bu açıklamayı yapıyorum? Şimdi bak bu Arafat’a gelip, bu Hacca gelip buradaki İslam ordusunun askeri olduktan sonra Allah muhafaza buyursun sakın bu Arafat’a gelenlerden herhangi bir tanesi memlekete gittiği zaman faizcileri desteklemesin. Sakın ha gittiği zaman zalimleri desteklemesin. O zaman buraya gelmenin manası kalmaz. Bak ben siyaset miyaset yapmıyorum. Huzurlarınızda Hacca gelmiş bir kardeşiniz olarak buraya niçin geldiğimizi, şu yaptığımız Haccın makbul olması için, şu söylediğimiz sözlerin gerçekten ne manaya geldiğini açıklamak için, bir kardeşlik vazifesi yapmak için bunları söylüyorum. Yoksa sen Hacca geleceksin burada lebbeyk allahümme lebbeyk lebbeyke la şerike leke lebbeyk innel hamde ve’nni’mete leke velmülk la şerike lek diyeceksin sabahtan akşama kadar 3 gün, 5 gün, 10 gün, 1 ay ondan sonra gideceksin batıl nizamlardan fayda umacaksın. O zaman burada yaptığın Haccın hiçbir kıymeti olmaz. Buraya niçin geldiğimizi bilmeye mecburuz. Buraya gelip bu sözleri söylediğimiz zaman la ilahe illallah sözünün manasını daha iyi şekilde anlıyoruz ve bu sözün manası insanlara saadet ancak Cenab-ı Hakkın gönderdiği hak ve adalet nizamıyla olur. Bu gerçeği burada iyice kavramak için toplanıyoruz. Allah’ın gönderdiği hak ve adalet nizamı yeryüzünün her yerine hâkim olsun diye 3 milyon Müslüman, 1,5 milyar Müslümanı temsilen işte buradaki la ilahe illallah toplantısını yapıyor. Senede bir defa İslam âlemi bu toplantıyı yapıyor ki bu şuur iyice içimize işlesin. İşte Allah’a şükürler olsun bugün geldik, 3 milyonluk İslam manevi ordusunun askeri olarak burada Cenab-ı Allah’a telbiye getirdik. Emret ya Rabbi biz senin cihat ordunun askeriyiz. Senin gönderdiğin hak ve adalet yeryüzüne hâkim olsun diye bütün gücümüzle çalışacağız. Bu sözü veriyoruz ve bu söz üzerine arzın her tarafına dağılıyoruz. Niçin? Yeryüzünün her yerinde Cenab-ı Allah’ın gönderdiği hak ve adalet nizamı hâkim olsun diye. Faizcilikten hayır gelmez. Bak Efendimiz (a.s.v) işte burada devesinden indi bu öğüdü bize bıraktı Veda Haccında: “ Sakın! Sakın! Kominizim insanlara saadet getirmez. Peki, faizciler saadet getirir mi? Onlara aldanıp peşine düşmeyeceğiniz gibi bunlara da aldanıp peşine düşmeyin. Ya? Cenab-ı Hakkın Kur’ân-ı Kerim’de gösterdiği hak ve adalet nizamından başka saadet yolu yoktur. Elhamdülillah sabahtan beri bu gerçeği tekrar tekrar haykırdık. Bu gerçek içimize işledi. Şimdi buradan yeryüzünün her tarafına yayılıyoruz. Burada Hac farzını eda ettik. Gittiğimiz yerlerde tebliğ farzını ifa edeceğiz. Her önümüze gelen insana bu gerçekleri anlatacağız. Davet farzını ifa edeceğiz. Sen de gel bizimle beraber Hakkın hâkim olması için çalış diyeceğiz. Cihat farzını eda edeceğiz. Hep beraber yeryüzünün her yönüne hak ve adalet hâkim olsun diye bütün gücümüzle çalışacağız. Eğer bugün yeryüzündeki 1,5 milyar Müslüman şu haçtaki manayı kavrasa tekrar 6 milyar insan geçtiğimiz asırlarda olduğu gibi saadet içinde yüzer. Ama ne yazık ki Müslümanlık öğretilmiyor. Müslümanlığın gerçeklerinin öğretilmesi yasak edilmiş. Dünyadaki bir takım menfi kutuplar, dış güçler insanlığı sömürmek, kendilerine köle yapmak için bir yandan Müslümanlığı ortadan kaldırmak için bütün güçleriyle çalışıyorlar; bir yandan da Müslümanlığın öğretilmesine mani oluyor. Onun için ben Müslümanım diyor sonra gidiyor faizcilere hizmet ediyor. Haberi yok buraya hacca geliyor ama haccın arkasından tekrar gidip faizcilerin arkasından koşuyor. Zannediyor ki hem Müslüman olurum hem faizci olurum. Olamazsın, bak işte burada bir kere daha tekrar ediyorum Efendimiz (a.s.v) mübarek devesinden indi “faiz kaldırılmıştır, ayaklarımın altındadır” buyurdu. Sakın faizcilerin arkasına düşmeyin. Sakın batıl zihniyetleri desteklemeyin. Bu tembihatın yapıldığı yerdeyiz. Onun için bunun manasını çok iyi kavramamız lazım. Eğer yeryüzündeki 1,5 milyar Müslüman bunun manasını kavramış olsaydı o takdirde bugün gördüğümüz zulümler olmazdı. Bak işte Bosna’da kardeşlerimiz son Müslüman kalıncaya kadar katlediliyor. Hani öbür Müslümanlar neden bunu durdurmuyor? Neden Müslüman ülkeler biz buraya müdahale edeceğiz demiyor? Bak Almanlar, Hırvatlar Katolik’tir, bunlara dokundurmayız dediler Hırvatistan’ı kurtardılar. Peki, 1,5 milyarlık İslam âlemi neden Bosna Hersek’teki kardeşlerini kurtarmıyor. Çünkü ben Müslümanım dediği halde bugün Müslümanların çoğu Müslüman olmak ne demektir bilmiyor da onun için. Batılılarla birleşeceğiz diyor. Ortak pazara gireceğiz. Bizim kanunlarımızı gâvurlar yapacak daha iyi olacak diyor. Şu gaflete bakın, şu şuursuzluğa bakın. Böyle diyen insanların arkasından gidenler var. Hayır, Müslümanlığı öğrenmek bütün dertlerin ilacıdır. Onun için buralara geliyoruz. Onun için bu gerçekleri fiilen yaşıyoruz. Bugün işte bak Filistin. 40 seneden beri Müslümanlar zulüm görüyor. İşte Keşmir, işte Azerbaycan. Bütün bu zulümlerin görülmesinin sebebi Müslümanım diyen insanlar Müslümanlığı ne olduğunu bilmiyor. Onun için bu dertlerden kurtulmanın tek çaresi Müslümanlığın gerçeğini öğrenmektir. 1,5 milyar Müslüman istese bir anda Bosna’daki kardeşlerimizi kurtarır. Bak Arnavutluk Cumhurbaşkanı geldi Türk- İslam konferansına dedi ki bu katliam arkadan bize de gelecek. Ey Müslüman ülkeler Tiran Havaalanı emrinizdedir. Yüzer tane uçak gönderin 15 dakika sonra zalim Sırtların tepesine istediğiniz kadar mermi indirirsiniz. Ama ne yazık ki Müslüman ülkelerin yöneticileri sizin bu teklifinize uyamayız çünkü batılılar böyle bir hareketimizden hoşlanmazlar. Biz ise Allah’ın rızasını değil onların rızasını güdüyoruz demiş oluyorlar aslında. İşte bundan dolayı her şey geliyor la ilahe illallah ‘ın manasını bilmeye dayanıyor. La ilahe illallah demek biz yalnız Allah’ın rızasını güderiz demek. Eğer Müslümanlar bu şuurda olsalar Allah’ın rızasını kazanmak için Tiran Havaalanına birkaç uçak gönderirler. O anda Sırplar kaçacak dağ arar. Ve böylece Bosna’daki katliam durur ve Bosna Hersek bir Müslüman ülke olarak huzura kavuşur. Bunu bir misal olarak arz ediyorum. Günümüzün acıklı bir hadisesi olduğu için elbette bunu misal almaya mecburum. Ama her olayda böyledir. Her derdin çaresi Müslümanlığı öğrenmek şuurlu Müslüman olmaktır. İşte biz Allah’a şükürler olsun bugün geldik Arafat’ta şuurlanmak için la ilahe illallah Muhammed rasulullah toplantısına katıldık. Burada Cenab-ı Allah’a sabahtan beri söz verdik. Emret ya Rabbi senin hak ve adalet nizamın bütün yeryüzünde hâkim olsun diye bütün gücümle çalışacağım. Şimdi haccdan döndüğümüz zaman vazifemiz burada Cenab-ı Hakk’a vermiş olduğumuz sözü hiç bir an unutmadan canla başla Cenab-ı Hakk’ın Kuran-ı Kerim’de bütün insanlığın saadeti için gönderdiği hak ve adalet nizamının hâkim olması için çalışmak. Bu verdiğimiz sözü unutmayalım. Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyoruz ki bizim hepimizi şuurlu Müslüman yapsın. Şu Arafat’a ne için geldiğimizi hepimize öğretsin. Yeryüzündeki 1,5 milyar insanın hepsi şuurlu Müslüman olsun ve 6 milyar insanın hepsinin saadetine vesile olsun. Bak Cenab-ı Hakk Kuran-ı Kerim’inde buyuruyor ki: Siz ümmetler içinde en hayırlısısınız. Çünkü siz Kuran-ı Kerim’in hak nizamının müsaade ettiği emirlerle emredersiniz. Onun yasakladıklarını yasaklarsınız. Yani yeryüzünün her yerinde saadet nizamının yürümesi için bütün gücünüzle çalışırsınız. Bütün insanlığın saadeti için çalıştığınızdan dolayı siz bütün ümmetlerin en hayırlısısınız buyuruyor. Cenab-ı Allah’tan bu mübarek yerde niyaz ediyoruz bizi ümmetlerin en hayırlısı olan şuurlu bir ümmet yapsın inşallah. Cenab-ı Allah haccımızı kabul etsin. Daha pek çok kereler hakiki hacclar yapmayı nasip etsin. Ve inşallah gelecek sene buraya geldiğimiz zaman Cenab-ı Allah önce Türkiye’mizde olmak üzere yeryüzünün her yerinde hakkın hâkim olduğunu göstermiş olarak buraya gelmemizi nasip etsin. Allah hepinizden razı olsun. Haccınız makbul olsun. Allaha emanet olun.

Esselamu Aleykum.