9 Ocak 2017 Sayı 116
Ortaklık

                                                           Ortaklık

            Sanayileşme evvelinde insanlar kendi ihtiyaçlarının tespiti ve temininde bizatihi kendileri üstlenir ve yerine getirirlerdi. İşte bu sebeble bu toplumlarda büyük işletmeler, büyük pazarlar ve emek mübadelesi mevcut değildi. Fakat sanayileşmenin getirdiği hızla ve endüstrileşmeyle artık insanlar kendileri kendi ihtiyaçlarını temin meksadıyla kendi işlerinde değil işverenlerin işlerinde ücret karşılığı çalışır oldular. Bu emek mübadelesini ve daha büyük pazarlarını meydana getirmiştir.

Bugünki sistemin işleyişinde  temel olan sıkıntı döngünün faiz, sabir gider vs. nedenlerle tıkanmasıdır. Şöyle ki; tüccar bankadan faizli krediyi alır ve fabrikaya sipariş verir. Halk işçi olarak gelir fabrikada çalışır. Üretimi gerçekleştirir ve ücretini alır. Fakat her basamakta sabir bir para  miktarından hareket edildiği için her basamakta ücret azalacak ve geriye  dönüşte bir artış olacak ve emek mübadelesi hakkıyla yerine gelmeyecektir. Reel olarak konuşursak şu misalle misallendirebiliriz. Tüccar 10 lira kredi alır bunun faizi vs. gideri de vardır ve bu sebeble tüccar fabrikaya 9 liralık iş verir. Fabrika bunu üretir, işçisine 8 lira veren fabrika malı tüccara teslim eder tüccar o malı mağazaya 11 liraya satar ve ardından mağazada kar edeceği için malı 12 liraya satar. O malı alacak olan halkın elinde 8 lira bulunurken mağazada o mal 12 liradır. Bu sebeble mağazada mal kalır ve mağaza tüccara daha az sipariş verir. Bu döngü azalarak devam eder ve sonunda iş durur fabrika durur. Üretim durur ve işsizlik baş gösterir. Bunu önlemek isterken devlet piyasaya karşılıksız para sürer ve bu seferde enflasyon doğar büyük enflasyon canavarları ile yarışılmak durumumnda kalınır. Bunun  bu olaqyın olmasında ki etkenler nelerdir?

•         Faizli kredi

•         Sabit giderler

•         daha öz bir ifadeyle İşçilik sistemidir.

            Bu sistemi çözmek ise ortaklık sistemi ile mümkündür. Bu sistemde çalışanlar para olarak sabir bir ücret almazlar ürünlerinden pay belgesi alırlar. Bu hakkı yerine koymaktır. Çünkü herkes ne üretmişse ne kadar emek harcamışsa onun karşılığını almış olur. İşte buna adaşlet denir. Üretilen ürün ambara konur tabi bu üretilecek ürünün hammaddesini tüccar getirir. Piyasaya ürün değil pay belgesi satılır. İşin sonunda pay belgesini alan gider ambara ve malını alır.bu sayede mal arz ve talep kanunları işlerliğinde piyasaya sürülmüş olur. Ve burada sabir giderler nedeniyle fabrikanın kapanması durumuda söz konusu değildir. Ve hatta marjinal maliyet ve kar fonksiyonları gibi verilerle karda tavan yapıp tekelleşme de olmaz. Sadece burada az kazanma olur çok kazanma olur ama herkesin kazanma noktasında çokar paralelliği mevcuttur.

            Ortaklık ne ile gerçekleşir? Ortaklık işetme senediyle gerçekleşir. Evvela burada bir kooperatif kurulur. Ve bu kooperatif dört eylemde bulunur bunlar;

•         bankada ortak hesap açar ve kredileşmeyi sağlar(faizsiz)

•         anonim şirketi kurar ve hisse senetlerini işletme senedi cinsinden aldırır.

•         Dayanışma ortaklıkları ile ortaklara güvence sağlar. Bugün ki sistemde buna sigorta denir.

•         Ve genel hizmeti gerçekleştiri ve denetlemesini yapar.( muhasebe vs.)

            Burada mühim olan bankadaki para ile kasada ki senet arasında ki alım satım dengesini kurmaktır. Bu sayede senede işlerlik kazandırmış oluruz. Ama baştan da izah etti,ğimiz gibi herşey pay üzerinden hesaplanır ve bu yoldan gidilir. Şirketin hisse senetlerinin tamamı koopertaifin kasasındadır. Kooperatif bunu beş misli değerle almaya ve satmaya başlar. Satış ve alış arasında kar işlemez. İşletmeden alınacak olan mallar muhakkak bu senetle alınırlar.