9 Ocak 2017 Sayı 116
yok

Hasan hoca yıllar önce bir tavsiyede bulunmuştu: “bir kuşun beynini ancak meşgul edecek işlerle uğraşmayın, öyle işlerle uğraşın ki onları ancak bir çok beyin halledebilsin”. Ancak mealini aktarabildiğimin bu tavsiyeyi ne üzerine yapmıştı, şimdi hatırlamıyorum. Masada, masa üstünde, ajandada, dosyalarda birikiyor bir şeyler…

Levent Kavas’ın yolculuklarda yanımda ayırmadığım, tekrar tekrar okuduğum denemeleri geliyor aklıma, kendine ne söyleyebileceğini sorguluyor ve 'kahve ile nargile'de karar kılıyordu, en başta. Bitirirken keskin deliller geliyor ve dilleri kesip atıyordu. Dil’i, söylem’i Kavas’tan okumak zevkliydi.

Çağrışımların ardına takılıp sözün şehvetine kapıldığımızda, ayaklarımız yerden kesildiğinde, dünyadan bile bildirmiyoruz haberlerimizi. Güneş üzerinden bir kerede atlayabileceğimiz bir portakala dönüştüğünde bu gayet normal olsa gerek.

Ekonomiyi, siyaseti, ilmi, dini konuşmak eğlenceli.

İlimle uğraşmak zorlu.

Güzel olan şu ki, birileri mutlaka bir gün gelip doğru ile yanlışı ayıracak.

Onlara şimdiden selam olsun.